Bir süredir içimde büyüyen bir heyecan vardı:
Yıllardır ellerimle ürettiğim takıların etrafında şekillenen dünyayı daha da büyütme heyecanı.
Çünkü tasarladığım her parçada aslında yalnızca bir aksesuar değil; Ege’nin doğasını, kültürünü, yavaşlığını ve zamansız ruhunu anlatmaya çalışıyordum. Zeytin dalları, üzüm bağları, antik formlar, güneşin taş duvarlarda bıraktığı sıcak tonlar… Hepsi benim için yalnızca bir ilham değil, yaşadığım coğrafyanın hafızasıydı.
Zaman içinde fark ettim ki bu hikâye, takılarımla birlikte yaşamaya devam edebilecek daha büyük bir dünyanın başlangıcı olabilir.
Bu nedenle Unique Jewel Studio yavaş yavaş evrilmeye başladı.
RHEA, bu dönüşümün adı oldu.
Rhea, Yunan mitolojisinde doğa, bereket, annelik ve yaşam döngüsüyle ilişkilendirilen kadim bir Titan tanrıçadır.Toprağın üretkenliğini, kökleri ve kadınsı gücü temsil eder.
Bu isim benim için yalnızca mitolojik bir referans değil; aynı zamanda Ege’nin taşıdığı kadim hafızanın bir yansıması.
Çünkü Ege’de yaşam:
RHEA’nın ilhamı; yalnızca güzel manzaralar değil, Ege’nin yaşama biçimi.
Sabah güneşiyle aydınlanan taş evler, zeytin ağaçlarının gölgesi, eski dokuma tezgâhlarının sesi, rüzgârda hareket eden doğal kumaşlar, yüzyıllardır aynı topraklarda süren üretim geleneği…
Benim için gerçek lüks; yavaşlık, sadelik, doğallık ve anlam taşımak.
Bu yüzden artık el yapımı takılarımın etrafında şekillenen bu dünyayı, aynı ruhu taşıyan özel seçki parçalarla büyütüyorum.
Doğal içerikli sabunlar, yaşam objeleri, tekstiller ve zanaat odaklı küçük koleksiyonlar… Hepsi aynı hikâyenin devamı olacak.
Zamanla, üretim anlayışına ve estetik dünyasına hayranlık duyduğum diğer sanatçıların el yapımı parçaları da bu seçkinin bir parçası hâline gelecek. Çünkü RHEA yalnızca kendi ürettiklerimi değil; Ege’nin ruhunu, yavaş üretimi ve anlam taşıyan objeleri paylaşan insanları da bir araya getiren bir dünya olmayı hayal ediyor.
Bu dönüşümün ilk adımlarından biri ise, İzmir’in tarihi Birgi köyünden gelen el dokuması ipek kumaşlarla başladı.
Birgi, geçmişte ipek böcekçiliği ve dokumacılığıyla tanınan çok özel bir yerleşim. Bugün ise hâlâ geleneksel yöntemlerle üretim yapan ustalar bu kültürü yaşatmaya devam ediyor.
Şu anda Birgi’de dokunan ipek kumaşlarla küçük bir koleksiyon üzerinde çalışıyorum.
Bu kumaşlardan hazırlanan şallar; kendi el yapımı şal tokalarım ve takılarımla birlikte kullanılabilecek şekilde tasarlanıyor. Zeytin dalı, turna ve asma yaprağı formlarıyla şekillenen bu yeni parçalar, RHEA dünyasının ilk adımlarını oluşturuyor.
Yakında satışa sunulacak bu koleksiyon, benim için yalnızca yeni bir ürün değil; Ege’nin kültürel mirasını modern bir yaşam diliyle yeniden yorumlama isteğinin bir parçası.
RHEA’nın en önemli değerlerinden biri, yerel üretimi ve geleneksel zanaatları yaşatmak.
Çünkü inanıyorum ki gerçek değer;yavaş üretilen, insan eli değen ve bir hikâye taşıyan nesnelerde saklı.
Bu nedenle RHEA altında yer alan her parça:
Kadim Ege’nin kadınsı ruhundan ilham alan, doğa, zanaat ve yavaş yaşam kültürüyle şekillenen el yapımı takılar ve yaşam objeleri.